RSS

Eş cinsellik

23 Kasım 2008 Pazar

Kendisine “ateist” damgasını yapıştırıp, “akılcılıktan” dem vuran ancak aklın “a”sından haberi olmayan ülkemizdeki “çakma ateistler” saçma sapan bir iddiayı sık sık dile getirir oldular.

Kuran’da, Lut kavminin eş-cinsel olarak anlatıldığını söyleyen geleneksel “çakma müslümanlar” ile “çakma ateistler” bir rüzgara kapılmış oradan oraya savrulup duruyorlar…

Öncelikle bir düzeltme yapayım; Lut kavmi anlatılırken “eş-cinsel” diye bir kavram kullanılmaz bu çevirmen olduğunu zannedenlerin yakıştırması. İlgili ayetlere göz atıldığında kullanılan ifadenin daha geniş bir vurgusu olduğu görülür. Çocuklara tecavüzden tutun hayvanlara tecavüze kadar normal bir cinsel birlikteliğin dışında kalan her şeyi içine alan bir ifadedir.

Bu bir yana, “çakma ateistler” güya eş-cinselliğe bilimsel bir bakış açısı getirip, eş-cinselliğin “genetik” olduğunu söylüyorlar.
Detay »

Din Afyondur

29 Ekim 2008 Çarşamba

Turgut Ağabey’den bir alıntı:

****************************************
Selam,

Kainat (Varlık ve Hayat) kitabının “okunarak” insanı Yaratana ve Gerçeğe ulaştıracağını,  Kuran bizzat açıklamaktadır.
Oku emri ile başlar, “andolsun size ayetlerimizi açıklayacağız” der.
Her kese, araştırmalara açık, evren kitabını okurken neyin “NE” olduğunu ve “nasıl” olduğunu araştırırız.
kuran bunu “ademe eşyanın ismini öğrettik” olarak ifade eder
bu ifade, insanın eşyanın NE olduğunu nasıl olduğunu “Tanımlama” yeteneği ile yaratıldığını anlatmaktadır.
fakat malesef satırlanmış kuranı oku(yama)yan din adamları yani dini afyona çevirenler, Kuranın hayat ile bağlarını kopardılar, bu yüzden  ne dediğini anlamadılar, ondaki kıssaları mistik mucizevi erişilmez, herkesin anlayamacağı, masallar şekline çevirdiler, düşünmeyi akletmeyi yasakladılar.
Hamdolsun Kuran, Şeytanların bütün tuzaklarını, insanların içinde bulunduğu şu an yaşanan tüm durumları “hizipler” şeklinde açıklamaktadır.

İnsana ait olan tek kavramın “akıl” olduğundan yol çıkarak aklın çalışmasını, işletilmesini üzerinde düşünebiliriz. Genel olarak “akıl” ve “zeka” kavramları karıştırıldığından öncelikle bu kavramlar üzerinde biraz duralım.

Sıklıkla düştüğümüz bir yanılgı duyular denilince beş duyu organını ve beş duyuyu hatırlamamızdır. Duyma, görme, koklama, tatma, dokunma olarak saydığımız duyularda bir önceki yazımızda olduğu gibi varlıklar üzerinden hareketle bakacak olursak yine insana ait bir tek özellikle karşılaşıyoruz.
Detay »

Akıl nedir?

08 Ağustos 2008 Cuma

yediozellikŞuana kadar evrende gezegenimiz dışında yaşam belirtileri olan başka bir yere rastlamadık. Gezegenimizdeki yaşamı bitki ve hayvanlarla paylaşıyoruz. Peki bitki ve hayvanlardan ne gibi farkımız var? Yaşam yerleri edinmek, beslenmek, üremek vd…

Evrendeki her şeyi yedi özelliğe göre tanımlayabiliriz.
1. Öz (hammadde)
2. Beslenme
3. Büyüme
4. Üreme

5. Duygusal tepkiler verme
6. İrade ile hareket

Detay »

Bilim – Din Tartışması

05 Temmuz 2008 Cumartesi

Merhaba,

Üye olduğum e-posta grubunda ki bir tartışmaya yönelik yazdığım bir yazıyı paylaşmak istiyorum.

********************************************************

Merhaba sevgili Toprak;

Öncelikle 3/81 uyarın için çok teşekkür ederim. Uzun zamandır aklımı karıştıran bir sorunun cevabını bulmama neden oldu.

Aslında yazımda doğrudan olmasa da cevap vermiştim. Din demek bana göre "ilke" demektir. Din’i ilke olarak düşündüğümüzde her insanın bir dini olmasında sakınca yoktur. Her insanın yaşam ilkeleri farkılıdır. Ortak ilkeler olması gayet normaldir ve sakıncası yoktur. Önemli olan nokta, ortak yaşam ilkelerini mecburi kabul edilmesi gereken ilkeler olarak sunmamaktır.
Detay »

Üyesi olduğum bir e-ileti grubuna, Kuran’ın (veya herhangi bir kaynağın) doğruluğunu test etmek ile ilgili gönderdiğim bir düşüncemi burada da paylaşmak istedim.

Sevgiyle…

***********************************
Merhaba;

Sevgili Toprak’ın iletisini okuyunca aklıma geldi ve paylaşmak istedim.

Kuran’ın tanrısal bir kaynak olup olmadığı, her ana hitap edip etmediği, her şeye bir cevabı olup olmadığı konusuyla ilgili bir düşüncemi aktarmak istiyorum.
Detay »

(TürkCAN -Türkçemizi Canlandırma Derneği- yazışma topluluğuna gönderdiğim bir yazım.)

Yaklaşık 8 yüz yıldır bilinçli ya da bilinçsizce bozulmalara uğrayan Türkçemiz için TürkCANlar olarak yapmamız gerekenler konusunda sevgili Ozan Aydın’ın önerilerine katılmamak mümkün değil. Fakat tüm bunların dışında hepimizin çok iyi bildiği fakat ülkemiz şartlarında gündeme gelmesi sürekli rahatsızlık uyandıran ve homurdanmalara neden olan meselenin temel taşlarından biri diyebileceğimiz başka bir konu daha var. Dinin dile olan etkisi.
Detay »

Son Eklediklerim

Kategoriler

Medipedya
Ansipedi
Runive
Ubuntu Linux Dağıtımı
OOXMLe karsi!
Windows 7 Sins

Yazı Arşivi

Valid XHTML 1.0 Transitional