Merhaba;
bir süredir, üzerinde çalıştığım “öyümcek” projesi ve diğer bir kaç işim nedeniyle yazamadım. Birkaç hafta önce sevgili Emin’in hafta sonu ziyaretine gelmesiyle yaklaşık 20 saatlik bir sohbete tutuştuk. Konuşmanın tam olarak neresinde ve neyin üzerine söylediğimi şimdi anımsamıyorum ancak, sevgili Tuba “İstisnalar Kaideyi Bozmaz” için kısa da olsa yazmamı önerdi.
Gerek e-posta, gerek bu siteden yorum yazarak, gerekse Facebook’tan ileti gönderip benden bir yanıt alamayanların sayısını tutmuyorum. Ancak, sınırı aşıp yanıt alamadığı için “karaktersizce” iletiler gönderenleri görünce buradan toplu yanıt yazmak istedim.
Üzgünüm, size yanıt yazamam. Yazamam, çünkü yazdıklarınızdan hiç bir şey anlamıyorum.
“Ole diosun ama buna nediceksin?” Efendim?
Büyük Türkçe sözlüğe bakıyorum; “OLE, DİO” gibi sözcükler bulamıyorum.
Derdinizi anlıyorum, “Öyle diyorsun ancak, buna ne diyeceksin?” demek istiyorsunuz.
Evet, bize; “tutumlu olmak” öğütlendi, öğretildi. Ancak tutumluluğu “akıl tutulması” şeklinde yapmanızı kavrayamıyorum.
Üç beş harften tasarruf edip, akıl tutulması yaşayan, dilinden habersiz, kişiliğini yitirmeye başlamış haliyle de doğru düşünme yetisi azalmış birine ne yanıt yazabilirim?
Çok mu ağır geliyor “shift” tuşuna basıp noktadan sonraki ilk harfleri büyük yazmak?
Çok mu ağır geliyor “!” işareti koymak bir ünlemin sonuna?
“mutis yaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa” yazıp, “kıçınızın ne kadar zorlanabildiğini göstermektense; “Çok güzel ya!” yazmayı neden beceremezsiniz?
“öle, böle,” yazarken sakındığınız harfleri, “yaaaaaaaa”, “beeee” “vayyyyyyy” yazarken neden katlaya katlaya kullanıyorsunuz? Amaç, harften kazanmaksa bu çelişki neden?
Evet, sözcüğün tam anlamı ile “akıl tutulması” yaşıyorsunuz ve benden hiç bir zaman yanıt alamayacaksınız. ![]()
Doğru yazılmış bir iletiyi yanıtsız bıraktığım olmamıştır.
Sevgiyle…
Kendisine “ateist” damgasını yapıştırıp, “akılcılıktan” dem vuran ancak aklın “a”sından haberi olmayan ülkemizdeki “çakma ateistler” saçma sapan bir iddiayı sık sık dile getirir oldular.
Kuran’da, Lut kavminin eş-cinsel olarak anlatıldığını söyleyen geleneksel “çakma müslümanlar” ile “çakma ateistler” bir rüzgara kapılmış oradan oraya savrulup duruyorlar…
Öncelikle bir düzeltme yapayım; Lut kavmi anlatılırken “eş-cinsel” diye bir kavram kullanılmaz bu çevirmen olduğunu zannedenlerin yakıştırması. İlgili ayetlere göz atıldığında kullanılan ifadenin daha geniş bir vurgusu olduğu görülür. Çocuklara tecavüzden tutun hayvanlara tecavüze kadar normal bir cinsel birlikteliğin dışında kalan her şeyi içine alan bir ifadedir.
Bu bir yana, “çakma ateistler” güya eş-cinselliğe bilimsel bir bakış açısı getirip, eş-cinselliğin “genetik” olduğunu söylüyorlar.
Devamı »