Allah’ı Soytarı Yapanlar !
Evet sevgili Mehtap;
dediğin gibi Allah sözcükleri “bilerek” kullanıyor. Oralarda “evvelin” (EVL) dediyse öyle demek istediği için dedi.
Üstelik, “Sözcüklerin yerlerini değiştirmeyin, anlamlarını kaydırmayın” dediği halde bizler, buna inat değiştirdikçe değiştirmişiz…
Örneğin; orijinal metinde “millet” geçen ayetlerin çevirisine baktığında sürekli ve inatla “din” diye çevirdiklerini (aslında din’de türkçe olmadığından çevirmediklerini) görürsün.
“Millet” sözcüğünü bir kenara itince onun yerini doldurmak için “din” sözcüğünü yerinden kaydırıyorlar. Bu defa da “din” sözcüğünün yerini doldurmak için başka sözcükler yerlerinden kaydırılıyor. Onları doldurmak için bir başkası… Ve iş böylece sürüp gidince ortaya ne dediği belli olmayan, masala, kahramanlık hikayelerine evriltilmiş bir kitap çıkıyor…
Hatta iş öyle abartılı ki!
Detay »
İsa Nasıl Babasız Doğdu?
Evrenin başlangıcından beri olup bitenlerin bilimsel bulgularla örtüşerek anlatılması ve Allah’ın yasasında (sünnetinde) değişme olmayacağı göz önünde bulundurulduğunda tarihsel süreç içerisindeki bazı olaylarda fizik dışı imgelerin gerçekte fizik dışı olmadığı yorumu yapılabilir.
Bu yazıda bu düşünceden hareketle, İsa peygamber, Kuran ayetlerindeki imgeler kullanılarak değerlendirilip yorumlanacaktır.
Kuşkusuz bu yazı yalnızca bir “yorumdur”, gerçeği yalnızca Allah bilir.
İsa peygamberin babasız doğuşu, beşikte iken konuşması çoğu zaman doğaüstü olaylarla açıklanır. Hatta İsa peygamberin bu durumunun tam olarak anlaşılamamasından olsa gerek Hristiyan kültüründe “Allah’ın oğlu” olarak anlatılmıştır.
Kuran ayetlerindeki imgeler ve bugünkü bilgilerimiz ışığında konuyu farklı bir açıdan incelemek istiyorum.
Detay »
Muhkem ve Müteşabih Konusu
Kuran’ın kullandığı iki ifade var. Ayetlerin bir kısmı “muhkem” bir kısmı ise “müteşabih”tir. (3/7, 39/23)
Genellikle muhkem ayetlerle müteşabih ayetler biribirine karıştırılıyor bana göre…
Muhkem (Hikmet ile aynı kök) ayetler El-Hikmet’ten vahyedilmiş olan ayetlerdirki bunlar kitabın izlenecek kısmıdır. (39/23) Bu ayetlerde “ümmül kitap” ifadesinin kullanılması ise oldukça güzel.
“Ümmü” sözcüğü “imam” ile aynı kökten geliyor. Sözcüğün kök anlamı “izlemek”. Muhkem ayetler yani yaşadığımız koşullara hitap eden ayetler kitaptan izleyeceğimiz kısımlar. Müteşabih olan ayetler ise Allah indindeki gerçeklikleri anlattığı için onların ardına kapılıp bir de üstüne tevil etmeye kalkışmak dağılmaya neden oluyor. Yeri gelmişken “tevil” sözcüğünün de “yorumlamak” anlamına gelmediğini söylemek gerek. “Tevil” sözcüğü “sonuçlandırmak” anlamına geliyor.
Detay »
Kuran Nasıl Korundu?
Merhaba sevgili (gizlendi);
sayfada buna benzer bir sorunu gördüm ve yazmak istedim.
Bir ayet var biliyorsun, “Zikri biz indirdik koruyucusu da biziz.”
Zikri, “hıfz” edecek olan “muhafız” nerede “hıfz” eder? Aslında yanıt kendinden belli “Muhafız, hafızada hıfzeder.”
Evet, Kuran’la tarih içerisinde çok uğraşılmış, hatta mevcutları yaktırıp yazdırdıkları dahi anlatılır… Bunların hepsi aslında bir çeşit “Rin Tin Tin” masalı… Aklı olmayan, düşünmeyen, üzerinde durmayanların ilgilendiği heyecanlı bir dönemin masalı…
Detay »
Matematik Kitabından…
Birgün nereden geldiyse iyi bir matematikçi olmayı dilediniz ve bunun için işe koyulmak istediniz. Nereden başlayacağınız üzerine biraz düşündüğünüzde iki olasılık üzerinde karar vermeniz gerektiğini fark ettiniz.
1-) İyi bir kursa (ya da okula) gidip, bir bilenden ders almak
2-) Matematiği baştan sona detaylıca anlatan kitaplar edinerek kendiniz çalışmak.
Henüz matematikle ilgili hiç bir şey bilmediğiniz için ikinci yöntemin zor ve zaman kaybettireceğini düşünüp birinci yöntemi seçebilirsiniz. Peki, gerçekten seçiminiz doğru mu?
Detay »
Kuran Sözcükleri, Sözcüklerin Anlamları
Merhaba “karındaşım” ![]()
Bugün iş için dışarıdaydım ancak yazabiliyorum.
Kuran’da geçen sözcüklerin anlamına bakarken aslında çoğu zaman sadece Kuran’ı kullanıyorum. Kuran günümüzden 1500 yıl kadar önce yazıya aktarıldığı için sadece günümüz dili ile anlamlandırmak pek doğru olmaz. Sözcükler zaman içerisinde insanların kullanımları ile terimleşebilir, farklı anlamlar yüklenebilir ya da anlamları unutulup türetilmiş anlamlarda kullanılabilirler…
Örneğin; “yorgan” sözcüğü türkçedir. Ancak bugün çoğu dil uzmanı, eğitimcisi olan kişiler bile sözcüğün kökünü ayıramaz, ayırsa dahi kök anlam hakkında bir düşüncesi olmayabilir.
Ne demek “yorgan”? Sözcüğü fi tarihinde biri şıp diye; “Bundan sonra şunun adına yorgan dedim öyle biline!” mi dedi?
Detay »
Allah’ı bilmek, Allah hakkında konuşmak
Allah’ı bulmak diye bir şey yok ki! Allah bir yere, bir şeylerin ardına saklanmışta onu aramıyoruz.
Allah ile kastettiğimiz hiç bir şey yokkende var olan, varlığın kaynağı, herşey yok olduktan sonrada var olan, varlığı kendinden olan vs… Böyle bir kavramı aramak anlamsız.
Klasik sözler var, “Allah akılla bilinir” vb. Allah akılla imanla ya da herhangi bir başka şeyle bilinmez, bilinemez. Kuran’ın bu konuda kendi deyimi vardır. “Allah’ı hakkı ile takdir etmek.”
Takdir etmek ne demek?
Takdir, kadir sözcüğünden gelir. Anlamı ise, ölçmek, değerlemektir. Önemli olan O’nu ne derece takdir ettiğimizdir. O’nu ölçmek, değerlemek için ise imanın hiç bir etkisi yoktur.
Detay »



