Karşılıklı Ceza Kanunları – Din

Benim “ahtapot sözcük” olarak tanımladığım sözcüklerden biride “din” sözcüğüdür.

Din sözcüğü ağızlara sakız olacak sıklıkta kullanılan bir sözcük olmasına karşın anlamı bilinmeyen sözcüklerinde başında gelir. “Dinim İslam’dır” diyen bir çok insana “Din nedir?” sorusunu sorduğunuzda alacağınız yanıt büyük olasılıkla “inanç” olacaktır. Konuya biraz daha fazla ilgili olanlardan farklı açılımlar duymanız olasıdır.

“Din nedir?” sorusunu Kuran’a soralım ve çevirmenlerimizin “çevirmelerine” bakalım.
Çevirmenlerimiz “din” sözcüğünü “karşılık, ceza, kanun” gibi sözcüklerle “çeviriyorlar”. Din sözcüğünün anlamlarından anlamlı bir cümle dahi yapabilirsiniz. “Karşılıklı Ceza Kanunları”

Üstelik “ceza” yani “karşılık” sözcüğü zaten ayrı bir sözcük olarak kullanılıyorken…
Din = Ceza = Karşılık -> Kanun sözcüğü zaten Türkçe değil. Bu durumda çevirdiklerini zanneden çevirmenlerimiz Arapçadan Arapçamsıya “çeviricik” yapmış oluyorlar.

Bu İngilizce bir metinde geçen “transmission” sözcüğünü Türkçeye “transmisyon” şeklinde çevirmekle eş değerdir. Yani çevrilen tek şey okunuştur… Arap harflerinden Latin harflerine…

Karşılık:

56/86 Felevla inkuntum ğayri medinin

Ali Bulaç : “İşte o vakit, eğer ceza görmeyecek iseniz,”
Süleyman Ateş: Eğer (öldükten sonra) cezâlandırılmayacaksanız.

Edip Yüksel : Yaptığınızın karşılığını görmeyeceğiniz doğruysa.

Benzer “çevirme gayretleri” 37/53, 2/282,15/35, 4/11, 4/12 ayetlerinde izlenebilir.

Kanun – Düzen:

12/76 fi dinil meliki

Ali Bulaç : Yürürlükte kanuna göre… (parantez içi)

Süleyman Ateş: Kralın kanununa göre (parantez içi)

Edip Yüksel : Kralın yasası

Din Dindir!

Yukarıda gördüğümüz çeviriler ahtapotun zayıf kollarıydı. Ana kol yani “din” sözcüğünün gerçek anlamı aşağıdaki ayetlerde çevirmenlerimizce verilmiştir.

9/29, 1/4, 2/132, 2/193, 2/217, 2/256, 3/19, 3/24, 3/73, 3/83, 3/85, 4/46, 4/125, 4/146, 4/171, 5/3, 5/54, 5/57, 5/77, 6/70, 6/137, 6/159, 6/161, 7/29, 7/51, 8/39, 8/49, 8/72, 9/11, 9/12, 9/29, 9/33, 9/122, 10/22, 10/104, 10/105, 12/40

Din demek din demektir.
Yani çeviremeyenlerimiz işlerini ustalıkla yapmayı başarmışlardır.

Doğruluğu, yanlışlığı tartışılabilir olsa da yukarıdaki tüm ayetlerde “din” sözcüğü yerine “İLKE” sözcüğünü koyup okumayı deneyiniz ve gözlemleyiniz. Sizin daha iyi “çevireceğinizi” rahatlıkla söyleyebilirim.



Yorum Yaz