Doğaya Aykırı!
Çevrenizde şöyle bir yoklama yaptığınızda pek çok kişinin gerçekte yaptığı işten hoşnut olmadığını görürsünüz. Genel yollu bir şikayet sürekli çevremizde dolaşır. Peki, neden pek çok insan yaptığı işten memnun değildir ya da yaptığı işi “mecburiyetten” yaptığını söyler durur? Peki, bu şikayette bulunanların yaptıkları işlere hiç dikkat ettiniz mi?
Şarkı söylemekten nefret ediyorum ama ne yapalım ekmek parası işte söylemek zorundayız!
Resim yapmak mı? Boya mı? Fırça mı? Nefret ederim, midem bulanır boya görünce ama ne yapalım ekmek parası işte yapmak zorundayız!
Nazik ellerimi çamura bulayıp, saatlerce çamuru şekillendirmek iğrenç bir şey ama ne yapalım ekmek parası işte yapmak zorundayız!
Yüzmekten nefret ederim! Koşmaktan nefret ederim! Ancak ne yapalım ekmek parası, spor yapmak zorundayız!
Siz hiç şarkı söylemekten nefret edip şarkı söyleyen biri, resim yapmaktan nefret eden bir ressam gördünüz mü?
Genel anlamda sanatkar ve zanaatkar dediğimiz uğraşlara dikkat ederseniz hiç birisinin doğaya aykırı olmadığını görürsünüz. Yani doğada bu uğraşlar milyonlarca yıldır zaten var… Müzik, resim, yontma, spor vb…
Ancak, işlerinden şikayet edenlere, memnun olmayanlara bir bakın bakalım hangisi doğal bir iş yapıyor?
Satış yapmaktan büyük zevk alırım, satış ve pazarlama benim yaşam tarzım!
Muhasebecilik yapmaktan orgazm kadar zevk alıyorum!
Evrakları gözden geçirip, mühürlemek ve dilekçeleri onaylamak beni büyülüyor!
diyen kimseyi gördünüz mü? Göremezsiniz, gördüysenizde büyük bir olasılıkla bir beyinsizin canlı tanığısınız!
Doğanın kendisinde pazarlama, evraklama, tasnifleme, gümrükleme, ipotekleme, fonlama var mı ki bu uydurulmuş işler milyonlarca yıldır gelişen bu gezegenin bir bireyi olan insanın DNA’sında “doğal yoldan” bulunsun?
Doğaya aykırı ve uydurulmuş işler yapanların genel çerçevede hoşnut olmadıkları ve şikayet halinde oldukları aşikar…
Doğaya, doğanıza uygun ve en önemlisi gerçekten severek ve yaparken kendinizden geçebildiğiniz bir iş yaptığınızda genel çerçevede hem daha mutlu hem de bu düzenin gerekleri açısından daha zengin olacağınız kesindir…
Bugün televizyonlarda “ayrı dünyanın insanları” olarak izlediğiniz ve genelde “tuzu kuru” olarak nitelediğiniz sanatçılara bakarken, bir film izlerken, bir demirci usatasını anlatan belegesele bakarken, bir şarkı dinlerken tekrar ve derinden bir kez daha düşünün…
Siz doğaya ve doğanıza uygun “gerçekten” sevdiğiniz bir iş mi yapıyorsunuz yoksa sadece sistemin ürünü olmuş gizli bir köle misiniz?



