Kendisine “ateist” damgasını yapıştırıp, “akılcılıktan” dem vuran ancak aklın “a”sından haberi olmayan ülkemizdeki “çakma ateistler” saçma sapan bir iddiayı sık sık dile getirir oldular.
Kuran’da, Lut kavminin eş-cinsel olarak anlatıldığını söyleyen geleneksel “çakma müslümanlar” ile “çakma ateistler” bir rüzgara kapılmış oradan oraya savrulup duruyorlar…
Öncelikle bir düzeltme yapayım; Lut kavmi anlatılırken “eş-cinsel” diye bir kavram kullanılmaz bu çevirmen olduğunu zannedenlerin yakıştırması. İlgili ayetlere göz atıldığında kullanılan ifadenin daha geniş bir vurgusu olduğu görülür. Çocuklara tecavüzden tutun hayvanlara tecavüze kadar normal bir cinsel birlikteliğin dışında kalan her şeyi içine alan bir ifadedir.
Bu bir yana, “çakma ateistler” güya eş-cinselliğe bilimsel bir bakış açısı getirip, eş-cinselliğin “genetik” olduğunu söylüyorlar.
Tabi genetikten ne anladıkları tam bir muamma… Genetik denince kafalarının bastığı tek şey “soydan devam eden kalıtımsal özellik” olduğu için iki dakika üzerinde düşünmeden savuruveriyorlar cümleleri…
Eş-cinsellik söyledikleri gibi kalıtımsal ve atadan çocuğa geçip devam eden birşeyse akılcılığı savunan ama akılsız olan “çakma ateistlerin” yanıtlaması gereken bir soru var.
“Eş-cinsel olarak yaşayan iki erkekten herhangi birinin doğum yaptığına tanık oldunuz mu? Örneği var mı?”
Kalıtımsal diyorsanız bunun bilimdeki anlamı ata nesilden çocuk nesle aktarımdır. Peki, doğum yapma özelliği olmayan bir eş-cinsel erkek sahip olduğu “eş-cinsellik” genini nasıl devam ettirdi de bugüne kadar gelindi?
Varlık kavramına bugüne kadar verilen en mantıklı ve tutarlı yanıt “evrim kuramıdır” ve bu iddia evrim kuramındaki en basit ilkelere aykırıdır. Genlerini aktaramayan türler yok olurlar!
Ateistliği sadece “islama” karşı gelip dalga geçmek zanneden dünyadan, akıldan, bilimden bi-haber ülkemizin “çakma ateistlerine” çok değil iki dakika düşünmeyi tavsiye ediyorum.
Gelelim eş-cinselliğe; eş-cinsellik genetik olabilir elbette ama “genetik” derken ne kastedildiğini bilmek gerekir. “Genetik” demekle sadece kalıtımsallık ifade edilmez, aynı zamanda genlerle ilgili olan olgularda ifade edilir. Bu bağlamda eş-cinsellik elbette genetik olabilir. Örneğin gebelik başlangıcında genlerde farklılaşmaya yol açan bir etkiye maruz kalınabilir. Bu etki ile farklılaşan genlerin bir sonucu olarak evrilen birey eş-cinselliğe yatkın olabilir. Bu olasılık dahilindedir ve peki ala doğru da olabilir.
Bu durumda da aklıma takılan bir şey var. Eş-cinselliğin tarihini keskin bir biçimde bilmiyoruz ancak hatırı sayılacak kadar eski örnekler olduğu biliniyor. Bu durumda genlerde manipülasyona neden olan böyle bir etki varsa bu olasılık incelendi mi acaba?
Neyse…
Sevdiğim bir arkadaşımın deyimiyle ülkemizdeki “Sünni Ateistleri” biraz daha akılcı olmaya davet ediyorum. En azından ne söylediklerini bilinceye kadar konulara balıklama dalmamaları yerinde olur…