Bugün bir e-posta grubunda, ırklarla ilgili bir noktaya temas edince gönderdiğim yazıyı buraya alıntılıyorum.

Sevgiyle…

*****

Merhaba sevgili (gizlendi);

Kafamda ne ihtilalden kalma ne de başka bir yerden edinme bir ırk anlayışı yok daha doğrusu bir herhangi bir şekilde ırk anlayışım yok. Ben 49/13′ü okuyalı epey bir zaman oluyor… ;-)

Bak bakalım, kafasında Türk, Kürt, Cermen, Hint gibi “millet” anlayışı, Afro-Amerikan, Avrupalı, Beyaz, Siyah gibi “ırk” anlayışı olan o cânım (!?) çevirmenlerimiz senin tarifine “cuk” oturuyor mu? ;-)

49/13 وجعلناكم شعوبا وقبائل لتعارفوا

49/13 [...] cealnaküm şüubev ve kabaile li tearafu [...]

[...] birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabileler (şeklinde) kıldık. [...] (Ali Bulaç)

[...] sizi milletler ve kabileler haline koyduk ki birbirinizi kolayca tanıyasınız. [...] (Diyanet)

[...] birbirinizle tanışmanız için sizi ırklara ve boylara ayırdık. [...] (Edip Yüksel)

[...] birbirinizle tanışanız diye sizi milletlere, kabilelere ayırdık. [...] (Elmalılı Hamdi)

[...] sizi kavimler ve kabileler haline getirdik ki birbirinizi tanıyabilesiniz. [...] (Muhammed Esed)

[...] birbirinizi tanımanız için sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. [...] (Süleyman Ateş)

[...] birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. [...] (Suudi)

[...] örfler yoluyla tanışıp kaynaşasınız diye sizi milletlere, boylara ayırdık. [...] (Yaşar Nuri Öztürk)

“Kabile ve boy” olarak çevrilen sözcüğü (QBL kökünden) Kuran’dan tararsak, kabul etme, çevirme, çevrilme, geri dönme, kabile ve KIBLE olarak karşımıza çıkar… (Geçtiği ayetlerin listesini aşağıya ekliyorum)

“Halk, millet, ırk ve kavim” olarak çevrilen (-ki neredeyse hepsi zaten arapça) sözcüğü (ŞAB kökünden)  Kuran’dan tararsak, kol, çatal ve Şuayb olarak karşımıza çıkar. (Geçtiği ayetlerin listesini aşağıya ekliyorum)

Eğer 77/30′daki üç kollu, çatallı gölgeden her biri ayrı bir “ırk” gölge ise, genetikleri birbirinden farklı bir “gölge” ise insanlarında “IRKLARA” ayrıldığını seve seve kabul ederim.

Bak, Allah’ın dört sözcükle bitirdiğine kaç sözcük daha sokmuşlar sonrada “ceale” sözcüğünü anlamından kaydırmışlar.

“Ceale” sözcüğü ayırmak mı? Öyleyse yandığımızın resmidir…

Son not olarak benim adımın da kökü olan “ARF” sözcüğü “tanışmak” anlamına geliyorsa; “Yakarım bu gezegeni sonra tanışırım acı gerçekle…” ;-)

Sevgiyle…
QBL geçen ayetler:

9/104, 24/4, 42/25, 2/48, 2/123, 3/85, 3/90, 3/91, 9/54, 3/37, 40/3, 7/27, 49/13, 17/92, 2/177, 27/37, 57/13, 70/36, 2/142, 2/143, 2/144, 2/145, 2/145, 2/145, 10/87, 6/111, 12/26, 18/55, 12/71, 12/82, 37/27, 37/50, 37/94, 51/29, 52/25, 68/30, 28/31, 3/37, 5/27, 46/16, 2/127, 3/35, 14/40, 5/27, 5/36, 9/53, 15/47, 37/44, 44/53, 56/16, 46/24

ŞAB geçen ayetler:

77/30, 7/85, 7/88, 7/90, 7/92, 7/92, 11/84, 11/87, 11/91, 11/94, 26/177, 29/36, 49/13

CAL geçen ayetler:

2:22, 2:66, 2:125, 2:143, 2:143, 3:126, 4:5, 4:33, 4:90, 4:91, 5:13, 5:20, 5:20, 5:48, 5:48, 5:60, 5:97, 5:103, 6:1, 6:6, 6:9, 6:9, 6:25, 6:96, 6:97, 6:100, 6:107, 6:112, 6:122, 6:123, 6:136, 6:165, 7:10, 7:27, 7:69, 7:74, 7:143, 7:189, 7:190, 8:10, 9:19, 9:40, 10:5, 10:14, 10:24, 10:59, 10:67, 10:73, 11:82, 11:118, 12:70, 12:100, 13:3, 13:3, 13:16, 13:33, 13:38, 14:30, 15:16, 15:20, 15:74, 15:91, 16:72, 16:72, 16:78, 16:80, 16:80, 16:81, 16:81, 16:81, 16:91, 16:93, 17:2, 17:6, 17:8, 17:12, 17:12, 17:18, 17:33, 17:45, 17:46, 17:60, 17:99, 18:7, 18:32, 18:32, 18:52, 18:57, 18:59, 18:96, 18:98, 19:24, 19:30, 19:31, 19:49, 19:50, 20:53, 21:8, 21:15, 21:30, 21:31, 21:31, 21:32, 21:34, 21:58, 21:70, 21:72, 21:73, 21:91, 22:25, 22:34, 22:36, 22:67, 22:78, 23:13, 23:41, 23:44, 23:50, 25:10, 25:20, 25:23, 25:31, 25:35, 25:37, 25:45, 25:45, 25:47, 25:47, 25:53, 25:54, 25:61, 25:61, 25:62, 26:21, 27:34, 27:61, 27:61, 27:61, 27:61, 27:86, 28:4, 28:41, 28:71, 28:72, 28:73, 29:10, 29:15, 29:27, 29:67, 30:21, 30:54, 30:54, 32:8, 32:9, 32:23, 32:24, 33:4, 33:4, 33:4, 34:18, 34:19, 34:33, 35:11, 35:39, 36:8, 36:9, 36:27, 36:34, 36:80, 37:63, 37:77, 37:98, 37:158, 38:5, 38:26, 39:6, 39:8, 40:61, 40:64, 40:79, 41:10, 41:44, 42:8, 42:11, 42:52, 43:3, 43:10, 43:10, 43:12, 43:15, 43:19, 43:28, 43:33, 43:45, 43:56, 43:59, 43:60, 45:18, 45:23, 46:26, 48:26, 48:27, 49:13, 50:26, 51:42, 56:36, 56:65, 56:70, 56:73, 57:7, 57:26, 57:27, 65:3, 67:5, 67:15, 67:23, 68:50, 71:7, 71:16, 71:16, 71:19, 74:12, 74:31, 74:31, 75:39, 76:2, 77:21, 77:27, 78:9, 78:10, 78:11, 78:13, 87:5, 105:5, 2:19, 2:22, 2:30, 2:224, 2:259, 3:61, 3:156, 3:176, 4:15, 4:19, 4:141, 4:144, 5:6, 6:39, 6:91, 6:124, 6:125, 6:125, 7:47, 7:150, 8:29, 8:37, 8:37, 10:85, 10:100, 12:15, 15:96, 16:56, 16:57, 16:62, 17:22, 17:29, 17:39, 18:1, 18:48, 18:90, 18:94, 18:94, 18:95, 19:7, 19:21, 19:32, 19:96, 22:53, 23:94, 24:40, 24:43, 24:63, 25:10, 26:29, 27:62, 28:5, 28:5, 28:35, 28:83, 30:48, 34:33, 38:28, 38:28, 39:21, 41:9, 41:29, 42:50, 45:21, 51:51, 56:82, 57:28, 59:10, 60:5, 60:7, 65:2, 65:4, 65:7, 68:35, 69:12, 71:12, 71:12, 72:25, 73:17, 77:25, 78:6, 90:8, 105:2, 2:126, 2:128, 2:260, 3:41, 4:75, 4:75, 7:138, 10:87, 12:55, 12:62, 14:35, 14:37, 14:40, 17:80, 19:6, 19:10, 20:29, 20:58, 25:74, 26:84, 26:85, 28:38,16:124, 2:30, 2:124, 3:55, 18:8, 28:7, 35:1

ARF geçen ayetler:

2:89, 5:83, 12:58, 47:30, 2:146, 2:146, 2:273, 6:20, 6:20,7:46, 7:48, 12:62, 16:83, 22:72, 23:69, 27:93, 47:30, 83:24, 33:59, 55:41, 2:178, 2:180, 2:228, 2:229, 2:231, 2:231, 2:232, 2:233, 2:233, 2:234, 2:235, 2:236, 2:240, 2:241, 2:263, 3:104, 3:110, 3:114, 4:5, 4:6, 4:8, 4:19, 4:25, 4:114, 7:157, 9:67, 9:71, 9:112, 22:41, 24:53, 31:15, 31:17, 33:6, 33:32, 47:21, 60:12, 65:2, 65:2, 65:6, 7:46, 7:48, 2:198, 7:199, 77:1, 47:6, 66:3, 10:45, 49:13, 9:102, 40:11, 67:11



Tek yorum var

  1. Bayram Kalkat diyor ki:

    Yani arif abi,ceale kelimesi bildiğim kadarıyla bağışlamak vermek anlamına geldiğine göre sizi kabile haline getirdik mi dememiz lazım?O halde yukarıdaki meallerin hepsi yanlış olmuyor.birde şu varki şuub kelimesiyle kabaile kelimesi ayrı ayrı zikredilmiş meallerde buna göre yapıldığına göre bence burada bir yanlışlık yapmamışlar,bence Diyanetin meali daha mantıklı geldi bana.çünkü milletle kabilenin anlam farklılıkları vardır.Ve Allah gereksiz yere bir kelimeyi niçin iki defa aynı anda zikretsinki,mutlaka anlam farkları olması lazım,Bu durumu da Diyanetin meali bence güzel karşılamış oluyor.

Yorum Yaz