RSS

Matematik Kitabından…

03 Nisan 2010 Cumartesi

Birgün nereden geldiyse iyi bir matematikçi olmayı dilediniz ve bunun için işe koyulmak istediniz. Nereden başlayacağınız üzerine biraz düşündüğünüzde iki olasılık üzerinde karar vermeniz gerektiğini fark ettiniz.

1-) İyi bir kursa (ya da okula) gidip, bir bilenden ders almak
2-) Matematiği baştan sona detaylıca anlatan kitaplar edinerek kendiniz çalışmak.
Henüz matematikle ilgili hiç bir şey bilmediğiniz için ikinci yöntemin zor ve zaman kaybettireceğini düşünüp birinci yöntemi seçebilirsiniz. Peki, gerçekten seçiminiz doğru mu?
Detay »

bir çeviri örneğiMerhaba “karındaşım” :-)
Bugün iş için dışarıdaydım ancak yazabiliyorum.

Kuran’da geçen sözcüklerin anlamına bakarken aslında çoğu zaman sadece Kuran’ı kullanıyorum. Kuran günümüzden 1500 yıl kadar önce yazıya aktarıldığı için sadece günümüz dili ile anlamlandırmak pek doğru olmaz. Sözcükler zaman içerisinde insanların kullanımları ile terimleşebilir, farklı anlamlar yüklenebilir ya da anlamları unutulup türetilmiş anlamlarda kullanılabilirler…

Örneğin; “yorgan” sözcüğü türkçedir. Ancak bugün çoğu dil uzmanı, eğitimcisi olan kişiler bile sözcüğün kökünü ayıramaz, ayırsa dahi kök anlam hakkında bir düşüncesi olmayabilir.
Ne demek “yorgan”? Sözcüğü fi tarihinde biri şıp diye; “Bundan sonra şunun adına yorgan dedim öyle biline!” mi dedi? ;-)
Detay »

akılAllah’ı bulmak diye bir şey yok ki!  Allah bir yere, bir şeylerin ardına saklanmışta onu aramıyoruz.
Allah ile kastettiğimiz hiç bir şey yokkende var olan, varlığın kaynağı, herşey yok olduktan sonrada var olan, varlığı kendinden olan vs… Böyle bir kavramı aramak anlamsız.

Klasik sözler var, “Allah akılla bilinir” vb. Allah akılla imanla ya da herhangi bir başka şeyle bilinmez, bilinemez. Kuran’ın bu konuda kendi deyimi vardır. “Allah’ı hakkı ile takdir etmek.”
Takdir etmek ne demek?
Takdir, kadir sözcüğünden gelir. Anlamı ise, ölçmek, değerlemektir. Önemli olan O’nu ne derece takdir ettiğimizdir. O’nu ölçmek, değerlemek için ise imanın hiç bir etkisi yoktur.

Detay »

İstisnalar Kaideyi Bozmaz!

15 Şubat 2010 Pazartesi

Merhaba;

bir süredir, üzerinde çalıştığım “öyümcek” projesi ve diğer bir kaç işim nedeniyle yazamadım. Birkaç hafta önce sevgili Emin’in hafta sonu ziyaretine gelmesiyle yaklaşık 20 saatlik bir sohbete tutuştuk. Konuşmanın tam olarak neresinde ve neyin üzerine söylediğimi şimdi anımsamıyorum ancak, sevgili Tuba “İstisnalar Kaideyi Bozmaz” için kısa da olsa yazmamı önerdi.

İSTİSNALAR ve KAİDELER


Detay »

Windows ile GNU/Linux’u kıyaslamak isteyenler için daha önce şu yazımda bir bakış açısı sunmuştum. Anlaşılacağı üzere GNU/Linux ile sahip olduğunuz haklara kiraladığınız Window ile sahip değilsiniz. Peki, GNU/Linux kullananlar özgür de Windows kullananlar değil mi? Elbette Windows kullananlarda özgürler ancak bu özgürlükleri yalnızca Windows için geçerli değildir.

Daha açık bir ifade ile, Windows kullanıcıları Microsoft’u görmezden gelip işlerini sorgulamazlarsa bir sorunları yok, işletim sistemine diledikleri uygulamayı kurup kaldırabilirler. Örneğin (her ne kadar biraz nazlansa da) Internet Explorer’i kaldırıp Mozilla Firefox kurabilirsiniz. Microsoft Office uygulamaları yerine Open Office kullanabilirsiniz.

Peki, Windows kullanıcıları özgürlüklerinden ne kadar haberdarlar? Bu yazımda Windows kullanıcılarının içine düştükleri karamsar ve suçlu dünyayı “özgür yazılımların” güçlü ışığıyla aydınlatmak istiyorum.
Detay »

Şeytanın suçu ne?

14 Ocak 2010 Perşembe

Bugün ülkemizde pek çok kişinin diline pelesenk olmuş bir deyiş var; “Türk hükümeti Amerikanın kuklası…”
Gerçekte böyle bir kuklalık var mı? Yok.
Her ne kadar sevmesem de R.T.E. ya da bir başkası isteyerek kimsenin kuklası olmaz. Peki, nasıl oluyor tüm bunlar?

Bu işin değişik stratejiler olur. Gücünüz varsa, gücünüzün yettiği oranda bir “ETKİ” oluşturursunuz. Bu etkiye fizik yasaları gereği mutlak bir tepki gelir. Siz tepkiyi kendi amacınız için gücünüz doğrultusunda yeniden yeniden yönlendirirsiniz….
Bu biraz, squash oynamak gibidir.
Detay »

Linux konusu açılınca, genellikle Microsoft’un Windows ürünü ile bir kıyaslamaya gidilir. Windows ürünü ile kıyaslama yapılırken çoğunlukla hatalı olarak “Windows şunu yapıyor Linux’ta yapıyor mu?” sorusu sorulur. Bu soru; “Audi gidiyor BMW’de gidiyor mu?” sorusu ne kadar doğru ise o kadar doğrudur.

Windows’la e-posta alış-verişi yapabiliyorum GNU/Linux’la da yapabilir miyim? Evet.

Windows’la film izleyebiliyorum GNU/Linux’la da izleyebilir miyim? Evet.

Sorulması gereken asıl soru şudur;
Detay »

Son Eklediklerim

Kategoriler

Medipedya
Ansipedi
Runive

Yazı Arşivi

Valid XHTML 1.0 Transitional