Allah katında ayların sayısı 12′dir ve bunlardan dört tanesi sınırlandırılmış/kısıtlandırılmıştır.(şehru haram)
Güneş etrafındaki bir tam turdan oluşan dilimin 12 eş parçaya bölünmesi her bir ayı (şehr) ifade eder.

Bu hesaplama yapılırken nedense oluşturulan takvimlerde sürekli hatalar vardır.
Örneğin aya göre yapılan kameri takvim güneşe göre her yıl 10 gün kadar bir artık verir ve her sene bu süre düzeltilir.

Güneşe göre yapılan bugün kullanılan Gregoryen takvimi ise 4 yılda bir, bir gün hata vermektedir ve 4 yılda bir düzeltilir. (29 şubat eklenerek)

Oysa dünya güneş etrafında kapalı bir yörünge izlemektedir. (Elips biçimli)
Pekala, bir çember gibi bir elipste 12′ye bölündüğünde artık vermez. Derece hesabından bahsedersek 360 / 12 = 30 olacak şekilde tam bir hesap çıkar. (Bu tür hesaplamalarda Radyan kullanılıyor normalde)

Allah yalnızca bizim için değil, aslında evrenin herhangi bir noktasındaki bir yıldız, gezegen sitemi içinde kusursuzca uygulanacak bir hesap vermiştir bize.

Ayın kendi etrafındaki dönüşü ile dünyanın çevresindeki dönüş süresi aynıdır. (28 gün) Zaten bu nedenle ayın sürekli aynı yüzünü görürüz de öteki yüzünü hiç göremeyiz.

Aya değil Güneşe bakarak 12 eşit ay keskin bir biçimde hesaplanabilir. Bu 12 dilim içerisinde 4 tanesine vurgu yapılır. Güneş etrafında dönerken dünya için 4 önemli nokta vardır. Bakınız aşağıdaki şekil.

Mevsimler

RAMAZAN AYI

Ramazan sözcüğünün “kavurucu, çok sıcak” anlamlarına geldiğini biliyoruz.
Bu durumda Ramazan ayı ifadesi bu 12 dilimden bir tanesini işaret etmektedir. Dünya güneş etrafında sürekli aynı yörüngeyi izlediğinden Ramazan Ayının yeri sabittir, değişmez.

Şehri Ramazan => Ramazan Ayı => Kavurucu, Çok sıcak Ay(dilim)

Bu ay arada sırada kışın ortasına denk gelmez. :-)

****
Matematik hesaplarıyla kafa karıştırmayalım ancak en kaba şekli ile şunu söyleyelim.

1 Yıl (âmâ) 12 aydan oluşan 360 gündür.
Her ay 30 gündür.
Her gün çevrimi (sene) gezegenin kendi etrafındaki bir turudur.

Âmâ ve sene sözcükleri için şu yazıya göz atabilirsiniz.



Yorumlar [ 8 ]

  1. hayrullah meral diyor ki:

    selam arif,

    tesbit çok güzel, Allah ilmini artırsın.

    ancak bazı sorularım var, her zaman ki gibi :)

    haram aylarda avlanmak yasak (kara avı). Bu yasağın arkasında şu gerekçeler olabilir :

    1. hayvanların yavrulama dönemlerine denk geldiği için, eko sistemin zarar görmemesi.
    2. savaş yasak. savaş olduğu zaman tarım düşer, zedelenir, seferlerde avlanarak ihtiyaçlar karşılanır. bu sebeple yine eko sistemi korumak amacı olabilir.

    sorum ise şu, astonomi ilminin gelişmediği eski dönemlerde, insanlar HARAM AYLARI nasıl belirlemiş olabilir sana göre?

    1.her gün gördükleri güneşe göre mi?
    2. yoksa her gün gördükleri ve sürekli şekil ve renk değiştiren aya göre mi? temmuz ve ağustos ayları içerisinde ay dünyaya en uzak olur ve rengi KIZILLAŞIR.

    ayette geçen ramadan = kızıl olabilir mi?

    selamlar,

  2. Arif diyor ki:

    Merhaba sevgili Hayrullah;

    eskiden yaşamış olan insanlarında en az bizler kadar bilgisi vardı elbette. Kıyaslamayı “teknolojik” açıdan yapıyorsak evet bizim teknolojimizi kullanmıyorlardı. Ama akıl açısından bizden eksik değillerdi.

    Örneğin Ay’ın saklandığı, görülemediği hatta nerede olduğu bile kestirilemeyen durumlarla özellikle kış aylarında sık sık karşılaşabilirsiniz. Yoğun bir bulutun ardında kalır ve görünmez. Yeni ay ve zayıf hilal durumlarında ise oldukça zorlanabilirsiniz.

    Ancak güneş için böyle bir sorunu yaz-kış yaşamazsınız.
    Aya bakılarak iş tutmak sorunludur, her zaman olanaklı olmayabilir.
    Ancak güneşe bakarak iş tutmak her zaman olasıdır.
    Kışın en yoğun bulutlu havasında dahi o kendini belli eder.

    Ramadan sözcüğünün kök anlamı “kavurmak” olduğu için “kızıl” diyemeyeceğim. Bu açıdan bakarak pek çok şeye benzetilebilir ama doğrusu varken, özü varken diğerlerine kafa yormayı tercih etmiyorum. :-)

    Sevgiyle…

  3. kadir kayhan diyor ki:

    sizi siz bi şeyler yazdıkça mı takip edebileceğiz. ya da incelemeleriniz ve meallerinizle ilgili,gerçekten Kur-an’a ulaşabileceğimiz bir kaynağa yönlendirebilir misiniz bizi? hayatı gerçekten anlamanın yolunun Kur-an’dan geçtiğine şüphem yok ve sizin söyledikleriniz ve çevirilerinizle daha iyi yol buluyor gibi hissediyorum. ötesinde boşluklarla, şüphelerle ve çelişkilerle mücadele edip, geleneklerle süregelen bir şeyleri yaşamaya ve yaşamamak için mücadele etmeye devam mı ediyoruz? ya da büyük çoğunluklar gibi en iyisi düşünmemek demeye mi? sizin gibi araştırmalar yapan, açığa çıkarmaya çalışan insanların çalışmaları yok mu? ya da elime bir sözlük alıp, Kuran’ı alıp mı çalışmalıyım, bu tarz bir çalışma yapacaksam hangi yolu izlemeliyim… bir yol göstermenizi diliyorum ve ilgiyle, müthiş bir keyifle sizi takip ediyorum… özelden ulaşmak istiyorum günlerdir size ama bir türlü özelden ulaşacak bir yol bulamadım. kolay gelsin… sevgiyle kalın…

  4. Eda diyor ki:

    Yani Arife ulaşmak okadar kolay ki ben sürekli ulaşıyorum kafasını şişiriyorum bazen onu güldürüyorum bazı bazı şaşırıyorum yani bencede kendisine ulaşılmalı:)

  5. Eda diyor ki:

    Hyrullah meral

    ayette geçen ramadan = kızıl olabilir mi?

    Bende bunu düşünüyorum heralde şahit olmakta bu olsa gerek ay da buna şahit oluyor sanırım bence kızıl dolunayda oruç tutulmalı..

  6. khoundouz diyor ki:

    arkadaşlar bu yazı cidden önem verilerek mi yazılmış yoksa astronomiyle dalga geçilerek mi anlayamadım? cidden sormaktayım yorumları da okudum sanırsam biraz espri içerikli bir yazı. yani eminim ki bu ayların hesaplamasıyla ilgili bilginizv vardır. eğer yok ise ve bu yazıdakiler ciddi manada yazılmış ise sizlerde isteğim lütfen araştırın… ben yazının amacını anlamadığım için açıklamadan kaçınmaktayım ama lütfen araştırın. yan şu soru bile saçma geldi bana ramazan yaı neden dönüp dursun ki? :D yani leman dergisinin karikatürleri kadar zeka dolu olmasa da kendisine güldürebilen bir soru :D

  7. khoundouz diyor ki:

    edit: ayrıca allah’ın ayları 12 dir derken hangi ayların 30 hangi ayların 29 çektiğini açıklarsan sevinirim. her ay bizim bugün kullandığımız gibi 30 31 çekmiyor. zaten bu kayma o yüzden arkadaşlar. tutamadım yine kendimi. iki takvim arası farktır bu. ay takvimi esas alınır. ayrıca da bulutların arkasında kalan ya kavramı da güzelmiş :D bu siteyi de bulduğum güzel oldu :D

  8. Arif Aydoğmuş diyor ki:

    Merhaba sevgili Kunduz;

    yazının amacı özetle şöyle; ay ve yıl hesaplarının güneşe göre yapılması gerektiğini, “Ramazan” (kavuran) ayının arada sırada “kışın ortasına” denk gelmesine neden olan ay takvimi kullanımının pratik bir uygulamasının olmadığını vurgulamak.

    Bulutlarla ilgili olan kısımda yazı zincirinde eksik olan bir parçadan dolayı ifade eksikliği oluşmuş durumda…

    Geleneksel olarak “ay gözlemcileri” dağlara çıkar ve hilali gözlerler, havanın kapalı olduğunu, ayı bulutların ardına gizlendiği için göremedikleri vs gibi tartışmaların yaşandığı zincirde eksik olan kısım. (Gerçekten traji-komik bir tablo)

    Kuran ayların sayısını 12 olarak verir. Bu yalnızca bizim için değil örneğin merkür, venüs ve evrendeki pek çok gezegen için de rahatlıkla uygulanabilir genel bir formüldür.

    Yanlış hatırlamıyorsam Merkür güneş etrafında 188 dünya gününde dolanıyor. Merkürün 188 dünya günlük bir yılı 15,6 dünya günlük 12 aydan oluşur bu hesaba göre…

    15 küsürlerin küsürlerini biriktirip bir ayı 16 gün bir ayı 15 gün olacak şekilde bir takvim kullanıp kullanmamanın konuyla doğrudan bir ilgisi olduğunu sanmıyorum.

    365 günde güneş etrafında dolanan gezegenin
    12 x 30 (+5 gün) lük bir takvimi olur.
    31 – 30 – 31 – 30 – 31 – 30 – 31 – 30…. gibi düzenlenmiştir bu takvim. Bunda anormal olan bir durum söz konusu değil…

    Asıl komik olan, bir ayı bir krala ithaf edip “Agustus” demek, ya da başka aylardan gün çalıp bir kralı onurlandırmak için onun ayına montajlamak… Tarihteki bu komedileri okursanız sanırım, “kavuran” (ramadan) ayının kara kışın ortasına getirilmesi ile eş değer komiklikte bulacaksınız. ;-)

    Sevgiyle…

Yorum Yaz