Yaşamın Sırrını Açıklıyorum!
Evet, başlık yanlış değil, ve sen doğru okudun!
Yaşamın sırrını bu yazıda bulacaksın. Hem de bütün yalınlığıyla, bütün çıplaklığıyla bulacaksın. Sana her saniye bağıran, ben buradayım diyen, burnunun tam dibinde olan ancak senin hep başka yerlerde, çok uzaklarda aradığın o meşhur “HAYATIN SIRRI” burada, bu yazıda…
Bunu az sonra öğreneceksin ancak öncelikle vermen gereken bir söz var!
“SÖZ VERİYORUM BU YAZIYI PAYLAŞACAĞIM”
Bu çok zor bir söz değil! Hiç bir şey kaybetmeyeceksin bu sözü vermekle!
Önce “SÖZ VERİYORUM” de okumaya devam etmeden önce…
Evet, böylesi iddialı bir başlığa bakıp şimdiye kadar okuduklarından “hiç bir şey” çıkmasada bu sözü ver. Yazıyı sonuna kadar okusan bile bu sözü vermekle hiç bir şey kaybetmeyeceksin biliyorsun!
“SÖZ VERİYORUM BU YAZIYI PAYLAŞACAĞIM”
Ben de “hayatın sırrını” öğrendiğim için sözümü tutuyorum ve bu yazıyı paylaşıyorum.
Ben sözümü önce kendime verdim. Siz de önce kendinize sonra bana söz verin…
İŞTA HAYATIN SIRRI!
Bunca yıl peşinden koşup, her yerde aranan yaşamın sırrı “PAYLAŞMAK”.
Evet, bu kadar basit, bu kadar çıplak, bu kadar göz önünde! “PAYLAŞMAK”
Lokman Hekim bitkilerden öğrendiği şifayı PAYLAŞMASAYDI bugün hastalar iyileşemeyecekti!
Bir hristiyan olabilirsin, İsa; “Sana tokat atana öteki yanağını çevir” diyerek sevgini, merhametini PAYLAŞMANI öğütlemedi mi?
Bir yahudi olabilirsin, Musa sana PAYLAŞMANDAN başka ne öğütledi aslında?
Bir müslüman olabilirsin Muhammed sana PAYLAŞMAKTAN başka neyi öğütledi gerçekte?
İsa Zeytin dağında, Musa Tur dağında, Muhammed Hira dağında aldığı vahyi PAYLAŞMADI MI?
Onlar, bilgeler, peygamberler ve tüm iyi insanlar bildiklerini, elindekilerini PAYLAŞMADI MI?
Yaşam! Yaşam sana her an her saniye PAYLAŞ! PAYLAŞ! PAYLAŞ! diye haykırmaktan başka ne yaptı?
Üç boş koltuğu PAYLAŞILMAYAN her araba karşına trafik sorunu olarak çıkmadı mı? Trafik keşmekeş olup sıkıştığında yolu PAYLAŞAN bir sürücü açmadı mı o trafiği?
Bildiği herşeyi PAYLAŞANLAR bugünkü seni oluşturmadı mı?
Bir kadın ya da bir erkek kendi yaşamını bir başkasınınkiyle PAYLAŞIP senin doğmana neden olmadı mı?
Biri yumurtasını, biri spermini PAYLAŞARAK senin sen olmana yol açmadı mı?
Oğlun ya da kızın yalın, karşılıksız sevgisini seninle PAYLAŞARAK seni sen yapmadı mı?
VE inanıyorsan Tanrı inanmıyorsan Evren kendinin olanı PAYLAŞARAK seni sen yapmadı mı?
Üzüldüğünde kederini azaltan dostlarınla PAYLAŞMAK, sevindiğinde sevincini katlayan dostlarınla PAYLAŞMAK değil mi yoksa?
Yaşamın sırrı PAYLAŞMAKTAN geçmiyorsa başka ne olabilir ki?
Haydi! Bana PAYLAŞARAK azaltılmayacak bir kötülük, PAYLAŞARAK katlanmayacak bir iyilik göster!
HAYDİ! DURMA ŞİMDİ!
BU YAZIYI PAYLAŞ!
Al ve aynen PAYLAŞ!
Noktasına, virgülüne, yazım yanlışına, sözcüklerine, hatalarına dokunmadan OLDUĞU GİBİ PAYLAŞ!
PAYLAŞ! PAYLAŞ ki iyi olana ulaşsın o da PAYLAŞIP çoğaltsın!
PAYLAŞ! PAYLAŞ ki kötü olana ulaşsın o da PAYLAŞIP kötülükten arınsın!
SADECE PAYLAŞ!
Neyin varsa! Bilgi, sevgi, ekmek, ayakkabı, sevinç, keder, para!
Hiç bir şeyin yoksa bu yazıyı PAYLAŞ!
İŞTE YAŞAMIN SIRRI BU!
Düşün! Bu sırrı doğrulayan binlerce örnek bulacaksın!
PAYLAŞ! PAYLAŞ! PAYLAŞ!
Ben bu yazıyı sizinle PAYLAŞTIĞIM için mutluyum. Siz de PAYLAŞIN! Yaşamın sırrını herkes öğrenirse herkes PAYLAŞACAKTIR! Herkes PAYLAŞIRSA iyilikler katlanacak, kötülükler yok olacaktır.
Sevgiyle…







Güzel olmuş ellerinize sağlık!Yalnız takıldığım bir noktayı ben de sizinle PAYLAŞMAK isterim.Yaptığımız kötülükler paylaşınca azalır demişsiniz!Ben hırsızlık yaparken ,arkadaşıma gel beraber çalalım dersem,yada bir kadına saldırırken beraber yapalım dersem,ya da bir yetimin hakkını yerken gel paylaşalım bu hakkı beraber yiyelim dersem,trafikte kırmızı ışıkta geçerken ,gel beraber geçelim zamanımızı harcamayalım aynı anda ışık sönmeden fırlayalım dediğimde ,karşıdan gelen yayaya çarptığımızda da vicdan azabımızı beraber paylaşalım dersem ,sizce azabım azalır mı?
Merhaba sevgili Sinem;
ben kötülükle ilgili paylaşımı şöyle düşünüyorum.
Geçtiğimiz yıl içerisinde bir cinayet medya aracılığıyla hepimizce bilindi. Münevver Karabulut cinayetinden bahsediyorum.
Toplumlarda öyle suçlar işleniyorki suçu işleyenlerin yakınlarının sessizliğiyle ya da maddi olanaklar kullanılarak örtbas ediliyor. Bu cinayette gördüğümüz kadarıyla yakınların bir koruması, örtbas çabaları vardı. Belki bir kaç ay sonra maddi olanaklar ve başka yaptırımlar uygulanarak katil serbest kalabililirdi. Ancak medyanın “kötülüğü paylaşması” ve toplumun bu “paylaşıma” tepkisiz kalmaması sayesinde bütün delil karartmalara, korumalara, kaçırmalara rağmen katil yakalandı, yargılandı ve toplumdan ayrıldı.
Kötülüğü paylaşmak, “birlikte yapmak” olarak değil de “ifşa etmek” anlamında düşünüldüğünde yararı anlaşılıyor sanırım. Kötülük paylaşıldığında toplumlar kesinlikle duyarsız kalmıyorlar. Mardin’de olup bitenler, Hüseyin Üzmez davası, Münevver cinayeti, Ağrı’da ki öğretmen cinayeti vs yakın dönemlerden aklıma ilk gelen örnekler…
Hani topluma yerleştirilmeye çalışılan bir algı var; bir suça tanık olduğunda “uzaklaş oradan yoksa tanık yazarlar” bu mantık senin söylediğin anlamda “kötülüğün yaşaması için paylaşmak” oluyor, tam aksi olarak tanık olduğunuz kötülük için kimse size sormadan gerekeni yapmak, “kötülüğü (ifşa için) paylaşmak” suç işlemeyi bu kadar kolaylaştırmayacaktır.
Sevgiyle…